![]() |
25 Temmuz, iyi başlayıp ilginç bir şekilde biten bir gün oldu benim için. İş dönüşü eve gelmek icin bindigim tren vagonunda( nerden o vagona bindiysem |
Trene binecek insan topluluğu arasında oturacak yer bulmak adına boş koltuk gördüğüm ilk vagona yerleştim. Tren hareket etti herşey gayet normaldi. Bende 4 haftadır yaptığım gibi uzun süren bu yolculuktan sıkılmamak için kendime meşgale ararken bir an gözüm dışarıya daldı, tren içindeki olayı fark edemedim. Trenin kapılarını açıp can güvenliğini tehlikeye atan bilindik tiplerden biri tren içerisinde ve kapıları açarak dışarıya sarkıyordu. Yolculardan birisi ile bu konu üzerine çıkan tartışma ciddiyete bindi. Tartışan taraflardan kapıyı açan şahsiyet bir sonraki durakta, nasıl yaptı hala anlamadım, ekibini topladı. Bir anda vagonun içi kaynayan bir kazana döndü. Kavga büyüyor, insanlar onları ayırmak için uğraşıyordu. 1-2 dakika sonra trenin içi nefes almamızı engelleyen bir gaz ile doldu(biber gazı diye tanımladılar). Nefes alamaz ve korku içinde ne yapacağımı bilemeden bekliyordum. Allah’ım ben nerdeyim ne haldeyim demedim değil
. T-shirtim ile ağzımı kapattım ve ilk durakta vagondan kaçtım. Olayın kahramanlarına ne yapıldı, vagondaki insanların hayatını tehlikeye atan bu olay nasıl değerlendirildi bilinmez. Olumsuz olaylar bir başladımı bitmez derler ya aynen öyle oldu. Tren bozuldu, tamiri yapılamadı, yaklaşık 40 dk. sonra gelen bir sonraki trene bindik. Halk konserleri alanı gibi izdiham çıkması an meselesiydi.
Hızlı tren bekleyenlere sevgiler, ben hızlı bir trenden ziyade insan hayatına önem veren, güvenli bir yolculuk geçirmek istiyorum.
