Tarihe not düşmeliyim:Bir sanatçının milletine olan ayıbı

Posted by – 25 Ağu 2009

Blogumda okuyucularımla bu yazıyı paylaşmamın amacı sadece bu durumu kendi düşüncelerimle hatırlamaktır. Ne olduğunu bilmediğini düşündüğüm bir konuda bir zat çıkıp milletine hakaret ederse bende ona bu sözünü çarparak iade etmek isterim.

Düşündüğüm şeyleri bir başka sanatçı benden daha güzel anlattığından onu burada paylaşıyorum.

Sezen Aksu’nun Başbakanı arayarak ” Annesi ve Babasının açılıma karşı olanları iki cihanda lekeli olarak gördüklerini,kendisinin de onlar gibi düşündüğünü ” söylediği demeç hakkında Ahmet Şafak şöyle konuştu:

Sayın Sezen Aksu, sarfettiği bu sözlerle bu milletin büyük çoğunluğuna lekeli demiştir. Çünkü açılım şeklinde yürütülen bu kampanya bin yıllık kardeşlik projemizi töhmet altına almakta, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu bu Cumhuriyetin ezberini bozmaktadır. Türk Milletinin büyük çoğunluğu bu açılım projesine hayır demektedir ve tıpkı sayın Aksu’nun belirttiği gibi bu açılımın karşısında durmaktadır. Açılıma evet demek binlerce şehidimizi umursamamak demektir. Onların çocuklarını, evdeşlerini, ailesini düşünmemek demektir. Açılıma evet demek Türkiye Cumhuriyetinin şerefli vatandaşlarından bir bölümüne ” öteki ” muamelesi yapmak demektir. Biz sayın Aksu’dan Türk Milletinin tarihi değerlerini, siyasal değer üretme ve devlet kurup anadolu topraklarına barışı getirme üstünlüğünü kabul etmesini beklemeyiz. En büyük kardeşlik projesinin ” Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türk denir ” anlayışında beliren Türkiye Cumhuriyeti olduğu gerçeğini unutmasına da sözümüz olmaz. Çünkü anlaşılan bir şey dir ki biz kendisiyle farklı dünya görüşlerine sahibiz. Biz vatan deriz, millet deriz, Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet payidar olacağına inanırız. Ama bizim gibi inanmayanlara da lekeli gözüyle bakmayız. Bu sözü dolayısıyla kendisinin her hangi bir sözlük almasını “leke” kelimesinin karşılığını okumasını ve bilmeden heyecanla kullandığı belli olan o sözü geri almasını ayrıca özür dilemesini bekler ve sanatın bu coğrafyayı vatanlaştıran Türk Milletinin değerlerini gelecek kuşaklara aktarmada köprü olduğu fikrimizi yineleriz.

Cumhurbaşkanı ve Başbakan bu zatı arayıp neye destek verdiğini bilmediğimiz bir şey için desteğine teşekkür etmiş. Bu duruma nedense hiç şaşırmıyoruz. Bir gün benimde yöneticim olduğunu hatırlasınlarda sorsun “ya vatandaş sen rahat, huzurlu yaşıyormusun”.

Kars’ta doğup 1989 yılında büyükşehire göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak bu devletin bizlere sunduğu imkanlara şikayet etmek yerine çaresini kendimiz arayıp bulmuşuz. Isparta’nın bir köyünde öğretmen olan arkadaşımın öğrencileri hala okula kara lastik ile gidiyorsa biz burada neden bahsediyoruz. Bu ülkede ayrım filan yoktur, sorun herkesin sorunudur sorun geçim, eğitim sorunudur.

Powered by WordPress, Joomla vs. yazmaktan korkmayalım

Posted by – 07 May 2009

Bilgi paylaşmak güzeldir. Özgür yazılım açık kaynak güzeldir. Hata çok güzel :) . Ancak kullanmamız için bizlere sunulan programların birer sahibi olduğu için onları anmak gerekir. Açık kaynak içerik yönetim sağlayıcılarında benzeri durumlar çok sık karşılaşırız. Siteye baktığınızda ne ile yapıldığını anlamanız uzun sürmez. Neyse dönelim konuya asp.net ile yazılan ceturk.com iletişim platformunun bir de ceturk.tv’si çıkmış. Kendilerini tebrik ediyoruz Wordpress kullandıkları için :) . Haa burada değinmek lazım Wordpress güzel bir php örneğidir. Yalnız sitenin altında html yorum satırlarına dönüştürülen bu bölümü cesaretle açmalarını istiyorum. Açın Açın …

li a xhref=”http://wordpress.org/” mce_href=”http://wordpress.org/” title=”Powered by WordPress, state-of-the-art semantic personal publishing platform.” WordPress /a /li ”

Sevgiler

Google İnternet Reklamcılığı Günü- 2009

Posted by – 02 May 2009

Google Şirketim adına 30 Nisan Perşembe günü Grand Cevahir Otel’de düzenlenen 2009- Google İnternet Reklamcılığı gününe katıldım.

Ortam gayet hoştu ve tahminimin çok üstünde katılımcı oradaydı. Eğlenceliydi, dinamikti ve bilgi açık bir şekilde paylaşılıyordu. Biz özgür yazılımcıların ilk beklentisi sınırsız bilgi paylaşımı olduğu için gayet mutluydum. Görsel anlamda herşey başarılıydı. Tüm oturumlara katılarak türm konuşulanları can kulağıyla dinledim. Kişisel ve kurumsal olarak öğrendiğim ek bilgilerden faydalanacağımı düşünüyorum.

Benim bildiğim Google oradaydı; gelişen, geliştiren, özgür yazılım ve açık kaynak dünyasını destekleyen ve öncü olan. Ancak orada bir Google daha vardı. Ticari olan Google, şirket olan Google. Bu iyi bir şeydi elbetteki ancak beni biraz rahatsız etti. Gerektiği durumlarda “bizim x ürünümüz herşeyi yapar” tarzında yuvarlak cevapları dinlemek sıradanlıktan kurtulamadığımızın işaretiydi.

Bu konuyu örnekle açıklarsak etkinliğin temel amacı olan Google Adwords ürününü tanıtmak ve kullanımını arttırma konusundaki oturumlardan birinde bir katılımcı Niğde bölgesi için düzenlediği bir reklam kampayasına Niğde ilinden kimsenin tıklamadığını Konya ve adını unuttuğum bir diğer ilden istekler alındığını sorarak bu durumun nedenini öğrenmek istedi.

Verilen cevaptan anladıklarım;

1- Google Adword ürünü için müşteriler bölgesel kampanyalar yaratabilmekteymiş.

2- Türkiye’deki internet servis sağlayıcısı(ISP) olan Türk Telekom ip dağıtımı konusunda bölgesel ayrımlara şuan için dikkat etmediğinden kullanıcıların hangi bölgeden servisi kullandıkları tam olarak bilinmemekteymiş.

Şimdi bu soru ve cevaptan anlamamız gereken şeyler; Google Türkiye olarak bir etkinlik düzenleniyor ve Türkiye’deki Google ürünleri kullanımı konusunda bilgi verilmesi amaçlanıyor. Ancak ürünlerle ilgili açıklamalar Türkiye’deki durumlara özgü yapılmıyor. “Google Adwords” ile bölgesel kampanyalar yaratabilirsiniz” deniyor sadece bu özelliğin Türkiye’de çok iyi işlemediğinden bahsedilmiyor.

Yine gözüme çarpan bir diğer durum, yarattığınız kampanyalara atanan etiketlerde ürün isimleri kullanmaya ürün sahiplerinden gelecek istek üzerine izin verilmiyormuş. Türkiye’de bildiğiniz gibi selpak, orkid, TOEFL vs. isimler ürün markası olmaktan çıkmış ilgili ürün kategorisinin adı olarak toplumda yer etmiştir. Bu tarz durumlarda insanların bu isimleri anahtar listesi kısmında kullanması gerekirken kullanamama ile yüzleşmektedirler. Google Türkiye olarak bu konuda bir açılım yapamadıkları ortadadır.

Etkinliğin olumlu yönleriyle birlikte bana göre olumsuz bulduğum noktalarına da değinen bu yazımı umarım Google Türkiye Pazarlama Direktörü Mustafa İçil Bey’de okur. Kendisi etkinliğin sonuçlarını internette çıkan yazılardan özellikle de blog yazılarından takip edeceğini söylemişti.

Sevgiler,

Bilgi ve İletişim Emekçileri Derneği

Posted by – 02 Nis 2009

Bugün arkadaşım Sabri’den aldığım güzel bir haberi sizinle paylaşmak istedim. Bilişim sektöründe çalışan beyaz yakalıların haklarını savunacak bir oluşum Elektrik Mühendisleri Odası(EMO) altında yer alan Bilişim komisyonu ve Bilgisayar Mühendisleri Meslek Dalı Ana Komisyonları saymazsak yoktu. Gerçi bu komisyonların ne yaptığını incelemedim ve bir bilgim de yoktur. Gerçi Türkiye’de devlet e-devlet projesinde sivil toplum kuruluşlarına fikrini soruyor mu o bile muamma.

Neyse eleştiri yapmak için bu yazını yazmadım, eğer öyle yaparsam bu iş çok uzun sürer :) .  2008 yılında vuku bulan bir olaydan bahsetmek istiyorum. IBM Türkiye sendikalaşma faaliyetlerine katılan iki beyaz yakalı çalışanını hatırlarsanız işten çıkartmıştı. İşten çıkarılan meslektaşlarım Nedim Akay ve Elvan Demircioğlu bilişimde örğütlenme çalışmalarına son vermemiş örğütlenme mücadelerine devam etmektedirler.

5 Nisan 2009 günü kuruluşlarını açıklayacak olan BİTDER  bilişim sektöründe çalışan beyaz yakalıların haklarını savunacaktır. Bu dernek kendisini “Bilişim ve iletişim (BİT) çalışanları ve gelecekte bu sektörde çalışacak olan üniversite öğrencileri ile birlikte kurulacak Bilgi ve İletişim emekçileri derneği” olarak tanımlamaktadır.

5 Nisan 2009 Pazar

DİSK GENEL MERKEZİ
Abide-i Hürriyet Cd., Nakiye Elgün SK. No:117 Şişli/İstanbul

IBM işten çıkarılma haberi

PayPal’ın Türkiye Açılımı

Posted by – 25 Mar 2009

Merhabalar,

Hızlı güvenilir ve kolay online para transfer hizmeti sunan PayPal önce desteklediği diller arasına Türkçe’yi ekledi şimdi ise bir PayPal hesabından Türkiye’deki bir banka hesabına para transferi işlemini gerçekleştiriyor.

Kredi kartı kullanmadan, internet üzerinden güvenli alışveriş yapılmasını ya da istenilen kişiye sadece bir e-posta adresi aracılığıyla para yollanması gibi güzellikleri ile dünyada birçok ülkede kullanılan ve tercih edilen bu yöntem ile kullancılar internet üzerinden diğer sistemlere göre çok daha güvenle alışveriş yapabiliyor.

Geçen yıl açtığım PayPal hesabı ile yutdışından hesabıma aktarılan parayı Guadec’de kullanmış ve Türkiye’de kullanma şansım olmadığından hesabı pasif duruma getirmiştim. Bu güzel haber beni epey bir sevindirdi.

Kişi ya da kurumların bu hizmetten yararlanması için yapması gereken şey bir PayPal hesabına sahip olmaları ve bu hesaba bir banka hesabını eklemeleridir.

Soru : Para transfer işleminde para alınıyor mu?
Cevap: 600 TL üstünde para çekildiğinde ücret alınmaz. 599,99 TL altındaki çekimlerde 6,00 TL tutarında komisyon alınır.

Paypal hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

Kaynak: https://www.paypal-marketing.co.uk/turkey/topup_English.html

Nasıldır: Ptyhon ile web servis istemcisine bağlanıp işlem yapmak

Posted by – 27 Şub 2009

Merhabalar son 2-3 gündür Python ile web servis ilişkisini istemci yönünden incelemekteyim. Yazımıza kavramları açıklayarak başlayalım. Web servis nedir? W3C tarafından yapılan resmi tanımıyla web servis, bilgisayarlar arasında ağ üzerinden haberleşmeyi sağlayan, xml tabanlı mesajlaşma sistemidir. Internet uygulamlarında istemci ve sunucu için hayli yararlı bir sistemdir. İstemci, sunucunun belirlediği formatta gönderdiği isteğine yine sunucunun belirlediği formatta xml bir cevap alır. Bu yöntem bilgiye ulaşımı ve onu kullanmayı kolaylaştırır.XML web servisinin erişim standardı SOAP adı verilen “Simple Object Access Protocol” (Basit Nesne Erişim Protokolü) protokolüne dayanır.

Günümüzde e-ticaret uygulmalarında(gittigidiyor vs.), bankacılık hizmetlerinde(sanal pos işlemleri), kamu kurumlarında(TCMB- döviz bilgileri) ve daha bir çok noktada kullanılmaktadır.

Ben niçin bu araştırmayı yaptım? Geliştimesinde yer aldığım bir projede sanalpos işlemleri için çeşitli bankların api sistemlerini inceliyor ve projeme dahil ediyorum. Sanal pos apisini incelediğim bankalara xml isteğini iki şekilde göndermekteyim. Birincisi xml stringi linke ekleyerek diğerinde ise SoapClient yardımıyla. Birinci yöntemde xml istek stringini biz hazırlıyoruz diğerinde ise soap client hazırlıyor.

Web programlama dillerinin SoapClient kütüphaneleri mevcuttur(php:SoapClient, python: zsi, soaplib, SOAPpy). Ana konumuz Python’da SoapClient ile nasıl bir servise istek gönderilir ve cevap alınırdır. Ptyhon’da SOAPpy ve ZSI modüllerini inceledim. Erişmek istediğim web servis .NET ile hazırlanmış bir web servistir. SOAPpy de yaşadığım problem web servisin benden beklediği parametreleri gönderiyor olmama rağmen servisin bu parametrelere erişmemesi ve bana beklediği parametreyi göndermediğim için uyarı vermesiydi. Aşağıda örneğini verdiğim SOAPpy modüllü client ile önce proxy yaratılıyor daha sonra gönderilecek parametrelerin sıralaması belirtiliyor ve en sonunda da ilgili metot parametreler ile cağırılıyor. Aşağıdaki örnek kodlarda gerçek değerler kullanmamaktayım bu yüzden bilinmeyenler ile ilgili kısa açıklamalar yazdım.

name* = Web servis uygulamasının adıdır.
metot* = Çağrılan metot ismi
soapaction* = name*_services.py  dosyasında ilgili metot için cağrılan binding metodundaki soapaction bilgisidir.
url* = web servisin url bilgisi
wsdl* = url* + “?wsdl”

SOAPpy ile:
wsdl = wsdl*
config = SOAPConfig()
Config.debug = 1 # soap client tarafından oluşturulan xml isteği debug=1 ile ekrandan görüntülenir
server = WSDL.Proxy(wsdl, config)
config.argsOrdering = {metot*: (’param1′,’param2′)}
result = server.metot*(param1=0, param2=1)
print result

SOAPpy ile .NET web servisinin benden beklediği param2 parametresi nedenini bilmediğim bir şekilde servis tarafından alınmadı. Bu konuda bilgisi olan arkadaşlar beni bilgilendirirse sevinirim.

ZSI:

İlk olarak kendimize çalışacağımız bir çalışma klasörü yaratmalıyız.
Daha sonra komut satırından(Linux-shell)
python /usr/bin/wsdl2py -u wsdl* >> name*_services_types.py name*_services.py

Bu komut ile ulaşmaya çalıştığımız web servisin servis bilgilerini içeren dosyaları yaratılıyor. Yaratılan dosyalardaki çağırmak istediğimiz metod bilgilerini koda dahil ediyoruz. Verilen linke bağlanılıyor,  parametreleri hazırlanıyor ve çağrılmak istenen metota gönderiliyor. Bu işlemlerden sonra web servisten dönen cevabı alıyoruz. Dönen cevap hazırlanan web servis metoduna göre farklı veri yapılarında(dizi, sözlük string) olabilir.
from name*_services import metot*SoapIn, metot*SoapOut
from ZSI.client import Binding
import sys

serverPath = url*

mybind = Binding(url= serverPath)
msg = metotSoapIn()
msgresp = metotSoapOut()
msg._param1 = 0
msg._param2 = 0

mybind.Send(serverPath, metot*, msg, soapaction=soapaction*)
response = mybind.Receive(msgresp)
result = response._metot*Result
print result
Kaynaklar: http://users.skynet.be/pascalbotte/rcx-ws-doc/zsi.htm#WSDL2PY

İnternet SANSÜRLENMEMELİ! Bilişim Sivil Toplum Kuruluşları Basın Bildirgesi

Posted by – 28 Eki 2008

Türkiye İnterneti Yasaklama Ayıbından Kurtulmalıdır !

Youtube 6 aya yakındır yasaklı. Myspace, Dailymotion, Dawkins, ve nihayet Blogger yasaklandı. Wordpress ve Alibaba’yı yasaklamaktan çekinmedik. Son bir yılda 5651, kişilik hakları ve fikri ve sinaihaklar nedeniyle bini aşkın webi yasakladık. Türkiye dünya internetine kendi kurallarını empoze etmeye çalışıyor ve bunu sadece yasaklarla yapmaya çalışıyor. Yapılanlar, Anayasaya aykırı, Hukukun temel ilkelerine ters, bu iş için çıkartılan 5651′ın 9. maddesini ihlal ediyor. Yasaklamalar, savunma almadan, tebliğ edilmeden, tedbir olarak alınmasına rağmen, bir ceza olarak uygulanıyor. Yasaklar, suçluyu değil, sıradan Türk yurttaşını, ve internet üzerinden iş yapmak isteyen, görüşlerini paylaşan, Türkiye’yi dünyaya tanıtmak isteyen girişimci, öncü yurttaşlarımıza zarar veriyor; yasaklar pire için yorgan yakarak adaletsizlik yaratıyor. Kanımızca, mahkemelerimiz ve diğer ilgililer kolaycı bir yaklaşımla herşeyi yasaklayarak, haksızlığa sebeb olarak suç işliyorlar; tazminat davalarına muhatab olacaklardır. Yasaklar, Türkiye’nin AB, Demokrasi ve Bilgi Toplumu projeleriyle uyuşmuyor.

Ülkemizin yasakçı bakış açısından vazgeçip, tüm dünya ile birlikte yönetişim ilkeleri ışığında internetdeki “zararlı” içerik ve bilişim suçları ile mücadele etmelidir. Bu mücadele tek başına kamu otoritesi ve mahkemelerle yapılacak bir mücadele değildir. Yasaklamalar, bilenlerce kolayca delinmekte, gittikce artan bir oranda, yurttaşların bu yasakların aşılması bilgisi yayılmaktadır.

Sivil toplum örgütleri bu sürecin bir parçası olarak çalışmaya hazırdır.

Yeter ki makulde uzlaşmak istensin ve diyalog kurulsun. Örneğin, çocuk pornosu, ihtihara teşvik konularındaki yasaklamaların, uzman görüşü ışığında mahkemelerce yapılmasına hiç bir itirazımız yok. “İkaz et/Kaldırt” yönteminin uygulanması istiyor, ve bu sürecin parçası olmak istiyoruz.

Kısa vadede ülkemize büyük zarar veren bu trajedinin önlenmesi için acil tedbir alınmalıdır. En başta, Ankara ve İstanbul’da 2 uzmanlaşan mahkeme geçici bir süre için İnternet yasaklarına bakmalıdır. Adalet Bakanlığı, Barolar Birliği, Yüksek Hakimler Kurulu bu konuda Sivil Toplum Kuruluşlarıyla işbirliği ile böyle bir yapılanmayı sağlamalıdır. Telekomunikasyon Kurumu, katalog suçları dışındaki yasaklamalarda da, resen yetkilerini artırmadan, mahkeme kararlarının uygulanmasında aracı olmalı; 5651/9′un uygulanmasında üzerine düşen sorumluluğu almalıdır. Ama, TK resen karar verme yetkisini acil haller dışında kullanmamalı, ilgili mahkemeden karar almalıdır. 5651′in yönetmelikleri gözden geçirilip, hem katalog dışı yasaklamalar, ve yurt içi/ yurt dışı konusu; hemde “yasaklı nesnenin kaldırılması” konusunu berraklaştırmalıdır. Youtube yasağı açmazını çözmenin tek yolu budur.

Yasakların ancak son çare olarak, bütün yollar bittikten sonra uygulaması benimsenmeli; o halde bile nesne temelli engelleme yapılmalıdır. TK bunun mali sorumluluğunu almalıdır. Nesne temelli
engellemenin yapılması Bilişim Kurultayı ve İnternet Konferansı gibi açık ortamlarda ilgili taraflar ve uzmanlarca tartışılmalıdır.

Uzun vadede 5651′i kaldırıp, Siber Suçlar sözleşmesine uygun, Adalet Bakanlığı Komisyonunca hazırlanan ve askıya alınan taslakla başlayarak yeni bir düzenlemeye gitmeliyiz. Sektörle ortak yapılar(self-regulation/co-regulation) kurmalıyız.

Türkiye internetin marjinal problemlerine cok fazla enerji harcıyor. Asıl, İnterneti demokrasimizi geliştirmek, toplumsal kalkınmaya katkı vermek ve bilgi toplumu yönünde nasıl kullanırız konularına kafa yormamız gerekir.

İnternet Yaşamdır !

İnternet Teknolojileri Derneği – INETD
Türkiye Bilişim Derneği – TBD
Türkiye Bilişim Sektör Derneği — TÜBİDER
Linux Kullanıcıları Derneği – LKD
Tüm İnternet Evleri Derneği — TİEV
Türk Kütüphanecileri Derneği — TKD
Üniversite ve Araştırma Kütüphanecileri Derneği — UNAK

Tıp Bilişimi Derneği – TurkMIA

ODTÜ Mezunları Derneği — ODTÜ MD
Yurttaş Girisimi
Katılımcı Avukat Grubu – KAV

İyi bir günün kötü bitişi

Posted by – 26 Tem 2008

tren 25 Temmuz, iyi başlayıp ilginç bir şekilde biten bir gün oldu benim için. İş dönüşü eve gelmek icin bindigim tren vagonunda( nerden o vagona bindiysem :( ) yaşadığım korku duyduğum olayı anlatmak amacıyla bu yazıyı yazıyorum.

Trene binecek insan topluluğu arasında oturacak yer bulmak adına boş koltuk gördüğüm ilk vagona yerleştim. Tren hareket etti herşey gayet normaldi. Bende 4 haftadır yaptığım gibi uzun süren bu yolculuktan sıkılmamak için kendime meşgale ararken bir an gözüm dışarıya daldı, tren içindeki olayı fark edemedim. Trenin kapılarını açıp can güvenliğini tehlikeye atan bilindik tiplerden biri tren içerisinde ve kapıları açarak dışarıya sarkıyordu. Yolculardan birisi ile bu konu üzerine çıkan tartışma ciddiyete bindi. Tartışan taraflardan kapıyı açan şahsiyet bir sonraki durakta, nasıl yaptı hala anlamadım, ekibini topladı. Bir anda vagonun içi kaynayan bir kazana döndü. Kavga büyüyor, insanlar onları ayırmak için uğraşıyordu. 1-2 dakika sonra trenin içi nefes almamızı engelleyen bir gaz ile doldu(biber gazı diye tanımladılar). Nefes alamaz ve korku içinde ne yapacağımı bilemeden bekliyordum. Allah’ım ben nerdeyim ne haldeyim demedim değil :) . T-shirtim ile ağzımı kapattım ve ilk durakta vagondan kaçtım. Olayın kahramanlarına ne yapıldı, vagondaki insanların hayatını tehlikeye atan bu olay nasıl değerlendirildi bilinmez. Olumsuz olaylar bir başladımı bitmez derler ya aynen öyle oldu. Tren bozuldu, tamiri yapılamadı, yaklaşık 40 dk. sonra gelen bir sonraki trene bindik. Halk konserleri alanı gibi izdiham çıkması an meselesiydi.

Hızlı tren bekleyenlere sevgiler, ben hızlı bir trenden ziyade insan hayatına önem veren, güvenli bir yolculuk geçirmek istiyorum.

Mezuniyet

Posted by – 16 Haz 2008

Mezuniyet 4 yıllık eğitimimin son ve en güzel günü bugün gerçekleşti. Tüm sınıf ve bölüm arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Çömez, çaylak unvanlarını aşarak sonunda mühendis olarak anılmak güzel :)

Kep kaybı için 15 YTL istendiğinden, törenden önce kep atarken dikkatli olacağıma karar vermiş olsamda kep atma sırasında bende kepini kaybedenler kervanına karıştım. Okula son dakikada yine para kaptırmamak için deli gibi kep aradım :) Sagolsun bölüm arkadaşlarımdan biri benim gibiler için iki kep tutmuş :D .

Sevgiler,

Bilgisayar Mühendisi Anıl KARADAĞ

sapıtmış bir hemencevir

Posted by – 23 Nis 2008

Orta seviyedeki ingilizce bilgimle emin olmadığım çevirilerimde hemencevir.com’u kullanarak sonuçları karşılaştırırım. Genel anlamda iyi sonuçlar versede arada öyle sonuçlar veriyor ki gülmemek elde değil :) . Daha öncekileri not almadığım için kendime kızmıyor da değilim. Neyse elimdeki son örnek hepsine değer gibi duruyor. Hadi inceleyelim :D

İngilizce metin:

Because we combined features that could occur multiple times in a single document with features that could occur only once, after some initial testing we choose to treat each feature as binary, that is, each feature was either present in a document or it was absent.

hemencevir.com sonucu:

Hala Facebook birisi, ve Neyse Halin Çıksın Falın ‘ın yapıcılarının olduğu birkaç dolaşma vardırdır! Çözmeyi denemek midir. Biz, bizim, bu çıkışları ayarlamayı denediğimiz gibi senin sabrını takdir ederiz. Senin problemin, günlüğe kaydedildi — eğer o, ısrar ederse, lütfen birkaç günde dön. Teşekkürler!

Dediğim kadar varmış demi :D